İspat yükü kendisine düşmeyen davacı, keşif masraflarını yatırmaya zorlanamaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Esas No: 2017/8696
Karar No: 2019/5517
Karar Tarihi: 18.06.2019

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak ve kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, işletme ruhsatı kendisine ait maden sahasının, 28.02.2008 başlıngıç tarihli rödovans sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, davalıya Bursa 3. Noterliği 20.05.2015 tarih 7583 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeye göre ödenmesi gereken 165.200TL kira bedellerinin ödenmesi ihtar edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı belirterek rödovans sözleşmesinin feshi, davalının tahliyesi ve 165.200TL rödovans bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin kendilerince fesh edildiğini, davacı tarafından rödovas sahasının … Madencilik isimli şirkete kiralandığını, Maden İşleri Genel Müdürlüğünden kendilerinin üretim yapıp yapmadığına dair kayıtlar getirtildiğinde, kendileri tarafından üretim yapılmadığının görüleceğini davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının keşif giderini yatırmadığından mevcut delilere göre davanın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık; Alacak ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine konu eldeki davada, ispat yükünün hangi tarafa ait olduğu ve keşif giderini hangi tarafın yatıracağı noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 187/1 maddesi).
Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.

Diğer taraftan hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde düzenlendiği gibi, usul hukukunun en önemli konularından biri olan ispat yükü kuralı, HMK’nın 190. maddesinde de “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda; davada dayanılan ve hükme esas alınan 28.02.2008 başlangıç tarihli ve süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Rödovans sözleşmesinin fesh edildiği ve alanın 3. Kişi … Madecilik şirketine kiraya verildiği davalı tarafından savunulduğuna göre bu iddasını ispat etmek yükü davalıya aittir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur. O iddia (vakıa) ispat edilememiş, (yani dava bakımından yok) sayılır. Bu durumda, ispat yükü kendisine düşmeyen davacı, keşif masraflarını yatırmaya zorlanamaz. Bu nedenle verilen kesin önele rağmen ara kararı yerine getirmediğinden söz edilerek davanın reddi doğru olmadığı gibi, MİGEM’e yazılan müzekkerede rödovans sözleşmesine göre rödovans alanında kimlerin faaliyette bulunduğu sorulmuş ise de; ruhsat alanında ve ruhsat alanının hangi kısımların kimlerin faaliyette bulunduğu ve bu alanda davacı tarafından yapılan rödovans sözleşmelerinin olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün davacı yaraına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Burak Temizer- Burak Temizer Hukuk Bürosu- Nişantaşı Şişli İstanbul

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir